Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

20 Ekim 2011 Perşembe

Eleştiri Nedir? Eleştiri Nasıl Yapılır?

“Birisini eleştirmek istiyorsan en uygun yer, aynamızın karşısıdır’’ der Bernard Shaw. Bir kişiyi, olayı ya da varlığı doğru ve yanlış yönleriyle anlatmaya çabalamaktır eleştiri. Yanlışı önce kendinde görme haklı ve doğru eleştirinin en alt basamağıdır. Gözlüklerinin camını temizlemeden etrafta gördüğü her şeye muğlak ve pis damgası vurarak eleştiri yapan eleştiri canavarları da yok değil… Haksız eleştiriler iftiraya yelken açan bir geminin rüzgarlarıdır...

Hayal Kurmanın Önemi, Hayal Etmenin Gücü ve Motivasyonu

Hayalleriniz sizin yürek gücünüzü gösterir. Bir insanın yüreğinin gücünü anlamak için sadece yaptıklarına değil, yapmayı istediklerine de bakmak gerekir. “Hayaller bizim kim olduğumuzun aynasıdır” der Barbara Sher. Esaret altındaki insan özgürlüğü hayal etmeli ki yüreğinde şahlanış gülleri açsın. Aç insan ekmeği olmayan değil ekmeğin hayali kuramayan insandır aslında. Bunu birçok durum için genelleyebiliriz...

Vakit Nakit midir? Vaktin Önemi Nedir?

Vakit nakittir derler. Oysaki vakit nakitten daha fazla bir değere ve öneme sahiptir. Nakit denilen şey, elde tutulabilen, saklanabilen, depolanabilen ve elden ele dolaşabilen bir nesne. Oysaki vakit denilen anlık hazine hiçbir şekilde durağan değildir, akar gider. Vakit ne borç verilir, ne alınır ne de onu büyük çelik kasalarınızda saklayabilirsiniz. Ölüm döşeğindeki insana bir yıl daha borç verebilecek kimdir...

Hayatı Ertelemeden Yaşamak, Zamanın Öneminin Farkına Varmak

Toplum olarak işlerimizi en son ana bırakmaya yatkınız. Ya Hayat? Onu yaşamayı niye son ana bırakıyoruz. Gülmeyi bile öteleyen ve taksitlendiren bir hayat yaşıyoruz. Her sabah 24 saati peşin alıyoruz ama taksit taksit gülüyor ve mutluluğu da aylarca erteliyoruz..

Gerçek Yoksulluk Gerçek Zenginliktir

Zengin insan elindekileri yeterli gören insandır. Sözlerin efendisi “zengin, çok mala sahip olan değil, kalbi zengin olana denir” buyurarak zenginlik kavramının anlamını yerine oturtmuştur. En genel anlamda zengin, sahip olduklarının değerini anlayan ve yeterli görendir. Sahip olduklarına fiyat değil değer biçen insan zaten zenginliğini katmerleştiren insandır...

Kendini Tanımak ve Kendini Geliştirmenin Önemi

Dünyaya gelen her insan kendini anlamlandırma çabasındadır. Varlığını anlamlandırmak ve fonksiyonlarını keşfetmek ister. Bunun için insanın yeterliliklerini, karakter özelliklerini, güçlü ve zayıf yanlarını bilmesi gereklidir. Sokrates’in ders verdiği akademinin kapısında "Kendini bil" yazıyordu. Kendini tanıyabilen ve bu çabasının sonunda varlığının anlamını keşfeden insan yerinde duramaz. Bu insan artık kendini geliştirme yolundadır..

Konuşmak Kadar Susmak da Bir İhtiyaçtır

Meslek icabı sesiyle para kazanan kişilerden biriyim. İki gündür sesim kısık yaşıyorum. Anlatmak istediklerimi genelde beden dili ya da el ve göz hareketleriyle anlatmaya çalışıyorum. İfade etmenin kaç tür olduğu böyle kısıtlı zamanlarda daha bir ortaya çıkıyor. Bundan öte ses kısıklığında, konuşmak isteyip de konuşamadığınız kelimeler yok mu daha bir boğuluyorsunuz.
Önyargı bireylere, düşüncelere, belirli bir insan topluluğuna ya da nesnelere ilişkin olabilir. Önyargılar kişinin, topluluğun ve nesnenin karşısında olmak ya da yanında olmak biçiminde ortaya çıkabilir. Ama genellikle olumsuz, yani karşı olmak biçimi ağır basar. Önyargılar bazen de acele karar vermekten kaynaklanır..

Kadınlar Nasıl Yalan Söyler, Kadının Yalan Söylediği Nasıl Anlaşılır?

Kadınların yalan konusunda erkeklerden daha donanımlı olduğuna değinmişti Cem Yılmaz sahnelediği stand-up showlarından birinde… Baskı altında yetişen ve erkek kadar özgür bırakılmayan kadının zamanla edindiği deneyim, kimi zaman beyaz kimi zaman da son derece tehlikeli yalanların ardına sığınmasına sebebiyet verir. Bana göre yalanın rengi olmaz. Yalan yalandır ve nedeni her ne olursa olsun söylenmemelidir. Peki, yalan söyleyen kadın nasıl bir beden dili kullanır? Hareketlerine bakarak bir kadının yalan söylediğini nasıl anlarsınız?

Yalan söyleyen kadını anlamanın yolu, konuşurken yaptığı jest ve mimikleri doğru yorumlamaktan geçer. Bir kadının konuşurken yaptığı hareketler onu ele verir. Peki, nedir bu hareketler, jestler, mimikler?

Yalan söyleyen insanların en temel özelliklerinden biri göz temasını kaybetmeye yönelik ekstra bir çaba harcamalarıdır. Genellikle göz göze gelmekten, gözünün içine bakarak konuşmaktan kaçınır yalan söyleyen kişi… Eğer karşınızdaki kadın sizinle konuşurken sürekli gözlerini kaçırıyor ve farklı noktalara bakıyorsa bilin ki ya yalan söylüyordur ya da az sonra söyleyecektir.

Yalan söyleyen kadınların çoğu konuşma sırasında yüzüne dokunma eğilimindedir. Kadın için yüzü, vitrini gibidir. Dikkat ettiyseniz birinden hoşlanma meyilindeki kadın saçı ile oynar. Eğer kadın yalan söylüyorsa ağız ve burun bölgesini kapatma ihtiyacı hisseder. Ya burnuna dokunur ya ağzını kapatır. Karasız bir ses tonu ile sürdürdüğü konuşmasını dudaklarını ısırmak sureti ile tamamlar.

Kararsız bir ses tonu demişken, yalan söyleyen kadının belirgin konuşma biçiminden bahsetmekte yarar var. Genellikle yalan organize olmuş bir konuşma değildir. Spontane gelişir. Kurgusu o anda yapılır. Bu nedenle de seste tereddüt vardır. Bir sonraki cümlede söyleneceklerin bilinmeyecek olmasının tereddüdü…

Bir diğer sergilenen beden dili çok geleneksel bir bedeni kapama biçimi olan kolların kavuşturulmasıdır. Bedenini önünde kilitleyen kadın yukarıda bahsi geçen davranış biçimlerine ek olarak bir de kollarını kavuşturuyorsa o zaman yalan söylediğinden emin olabilirsiniz..

Vuslat ile ayrılık.

Vuslat: Selamlar Ayrılık. Nasıl gidiyor?

Ayrılık: Nasıl olsun ayrılıklar hiç bitmiyor sana gün doğuyor. Ama sen gelince bana geldiğin yerden uzamak düşüyor. Sen gelmesen diyorum.
Sosyal medya adı son zamanlarda iyiden iyiye duyulmaya başladı. Peki, nasıl oldu da medya bu kadar sosyal bir unsur haline gelip herkesin medya hakkında bir düşüncesi ve fikri oluştu.

Gelişen teknoloji ve internet çağının içinde olmamız bu durumu tetikleyen en önemli unsurdur. Artık 10 yaşındaki bir çocuk bile bilgisayarı %30 seviyede kullanabiliyor. İnternette kendi ihtiyaçlarını karşılayacak bilgilere ulaşabiliyor. Sonuç olarak bu durum internet çağının giderek daha da geliştiğini gösteriyor..
Ülkeleri ele geçirmenin  birinci yolu onların değerlerini yozlaştırmak, halklarını kültürel değerlerden arındırmak ve ulusal bilinçlerini yok etmekten geçer. Bu yöntemleri uygulayarak dolaylı işgal sistemi az gelişmiş ülkelere yerleştirilebilir. İkinci yol ise askeri ve ahlaki soykırım yoluyla ülkenin altını üstüne getirmektir. İkinci yol, birincisinden biraz daha kısa vadede başarı getirebileceğini vaat etmesine rağmen genellikle tercih edilmez. Çünkü, aleni kuvvet kullanımı sonucu ortaya hiçbir sömürücü devletin istemeyeceği “tam bağımsızlık” faktörü çıkabilir. Bu parolayı ortaya çıkarmadan işgali sağlayıp, maddi manevi bütün yozlaştırıcı hükümleri az gelişmiş ülkelere bütünleşmiş edebilmek için genellikle dolaylı işgal tercih edilir..

Gün Olur Hesap Döner

İstemek inanmanın yarısı, başlamak ise bitirmeninmiş! Bu sözler rehberliğinde devam ederken rutinlerimize, nefes alıp-verme çabasından sıyrılıp; artık nefes darlığı çektiğimiz gerçeği ile yüz yüze bırakılarak idrakine varıyoruz bir şeylerin…

Makaleler

Adı Devlet, soyadı Bahçeli.

Devlet’in Bahçeli’sinde “Olağanüstü Hâl”ler var. Adı bile ürkütücü: Olağanüstü hâl.

Bahçelimiz böyle muhâl bir hâl istiyor. Olağan bir insân bunu ister mi? Hayır.